RSS

Aylık arşivler: Mart 2010

>PANGRAM NEDİR?

>Bir dilin alfabesindeki tüm harfleri en az bir kere kullanmak koşuluyla oluşturulan ve belli bir anlam ifade eden cümlelerdir pangram …
En yaygın kullanımıyla Türkçe ve İngilizce olarak hazırlanan iki pangram örneği,
“Pijamalı hasta yağız şoföre çabucak güvendi.” ve
“The quick brown fox jumps over the lazy dog.” şeklinde hazırlanmıştır… Tabii kendi çabalarımızla yeni pangramlar oluşturup örnekleri çoğaltmamızda mümkündür… (bknz.)

Photobucket

Pangramlar, elektronik cihazlardaki alfabe testlerinde(mesela bilgisayarlardaki yazı fontları ya da klavye denetimi), kriminolojide suçluya ait yazı örneğinin alınması gibi çeşitli alanlarda kullanılmaktadır…
 

>KESKİN NİŞANCI…

>

O doğadaki en keskin nişancılardan biri…
Su yüzeyine yakın bir noktadan avını gözler,suyun kırılma indisine göre açı sapmasını hesaplar ve ona göre nişan alıp ağzından püskürttüğü suyla hedefini vurup suya düşürür…
Onun adı “ Okçu Balığı ”…
Albert Ludwigs Üniversitesi’nden Dr. Stefan Schuster’ın yapmış olduğu çalışmaya ait bir görüntü…

http://fliiby.com/embed/gadget.swf

 

>ŞEHİT AĞACINI ZİYARET…

>Güneş ışığıyla parlayan sayısız künyeye düşünceli düşünceli bakarken, Müjgan hanım yanıma gelip üzerindeki gümüşlerin ne olduğunu sordu.
”Onlar gümüş değil,şehitlerin künyesi bu da Şehit Ağacı “dedim daha önce duymamış…

Photobucket

Kızılcahamam’ı kaçıncı ziyaretim hatırlamıyorum ,bu kez özellikle Şehit Ağacını görmek için gittim.Belediye hamamlarının karşısında,Şehit Fatih Duru parkının içinde…
Böyle bir anıt fikri ilçede görev yapan Kadın Doğum Uzmanı Dr.Derviş Özer ve eşinden gelmiş.Genel Kurmay’dan terörle mücadelede şehit düşmüş tüm Mehmetçiklerin isim listesi alınmış ve künyeleri yaptırılmış.Beş ay öncede ziyarete açılmış.
Ağaçtaki künye sayısının 6300 olduğu ve kış şartları nedeniyle zarar gören zincirlerin tekrar değiştirilerek ağacın cam bir fanus ile kapatılmasına karar verildiği söylendi…

Photobucket

Photobucket

 

>GECİKMİŞ BİR TEŞEKKÜR…

>Yoğunluk nedeniyle bu hafta nete giriş yapamadım dolayısıyla blogla ilgilenemedim,arkadaşlarımı ziyaret edemedim. :((
Gecikmiş bir teşekkürüm var.Blog arkadaşlarımın abisi,değerli büyüğüm sevgili Haykırış çok ince düşünerek ve bir hayli emek harcayarak kişisel blog ödülleri hazırlamış.Benim gibi diğer arkadaşlara da sürpriz oldu diye düşünüyorum,kendisine en içten teşekkürlerimi yolluyorum…

Photobucket

 

>GERGEDAN RUPERT’IN SIRADIŞI ÖYKÜSÜ…

>

Evcil hayvan yetiştirmenin sınırlarını zorlayacak bir hikayeye sahip gergedan Rupert’ın hikayesi.Aynı evin içinde geçen sekiz yıllık bir dostluğun öyküsü bu…

Dr John Condy,1960 yılında Güney Afrika ülkesi, eski adı Rodezya şimdiki adıyla Zimbabve’ye görevli olarak atanır.Bir süre sonra diğer çalışma arkadaşları gibi İngiltere’de yaşayan ailesini de yanına getirtir…
O dönemde Zambezi nehri üzerine kurulan Kariba barajı tamamlanmasıyla bölgedeki vahşi yaşam alanlarının bir kısmı sular altında kalır.Bu durumdan olumsuz etkilenen hayvanları kurtarma çalışmalarında bulunan Dr Condy, annesi suda boğulmuş bir bebek gergedana sahip çıkarak eve getirmek zorunda kalır…
Dr John Condy’nin oğlu Mike Condy gergedana “Rupert” adını koyar. Zaman içinde aile fertlerinden biri haline gelen Rupert’ı özel formüllü bir sütle büyütmeye başlarlar…
Herkes kedi köpek beslerken, onların bir gergedana bakıyor olması Mike’a müthiş bir mutluluk verir…
Gergedanların evcilleştirilmesi mümkün olmamasına rağmen, oturma odasında uyuyan,veranda da dinlenen ve söylenenleri artık anlamaya başlayan gergedan,çocukların en iyi oyun arkadaşı olur…
Photobucket
Mike Condy ve kızkardeşi Kate Condy’nin yanı sıra komşu çocuklarına da alışan Rupert, onları sırtına alır, dolaştırır.Evin köpeğiyle de çok iyi dosttur… Ziyaretçiler onu görmeye gelirken muz getirmeyi unutmazlar.Çünkü Rupert’ın bu zayıf noktasını herkes öğrenmiştir…

Photobucket

Çay saatlerinde masanın başında sırasını bekleyen, çocuklara uykudan önce “iyi geceler” öpücüğü vermeyi öğrenen gergedan günden güne büyümeye de devam eder…
Birlikteliklerinin sekizinci yılında Rupert hastalanır.Uzunca bir süre bununla mücadele eder,ancak kurtarılamayarak ölür…
Bugün 50’li yaşlarında olan Mike Condy gergedanı Rupert ile yaşadıklarını asla unutamayacağını,onu hep sevgiyle hatırlayacağını anılarında anlatır…

Photobucket
 

>SASANDO…

>Sasando’yu bir takvim yaprağında gördüm önce…Yanı başımdaki kütüphane kaynaklarından yapılan araştırma ne yazık ki sonuçsuz kaldı.İnternetteki bilgiler ise kısıtlıydı.

Photobucket

Endonezya’da kullanılan geleneksel bir çalgı Sasando.Doğum, düğün ya da benzeri sosyal etkinliklerde kullanılıyor.Hüzünlü müziği ve rahatlatıcı etkisi nedeniyle cenaze törenlerinde de çalınıyor.Gitar,ud gibi telli bir çalgı olan sasandonun yapımında bambu, palmiye yaprakları ve çiviler kullanılıyor.Müzik aletini çalmaksa özel bir yetenek gerektiriyor.
Kısaca bahsetmişken bu ilginç çalgının bir de sesini dinletelim…

 

>MUTLU GÜNBATIMI…

>Gün bitiyor…
Yapılacak işlerin bitmiş olması ve sonrasında duyulan huzur…:))
Yüzümdeki ifade aynen böyle…

Photobucket

 
 
Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.